TÜKETİCİ HAKLARI

Pazarlamanın tarihsel gelişimine bakıldığında 1950’lerde gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan modern pazarlama anlayışı gelişen dünyaya entegre olmuş, işletmeler tüketici odaklı olmanın önemini anlamışlardır. Bu anlayışın önemli bir çıktısı “tüketici hakları” konusu olmuştur. Özellikle 1960’lardan sonra konuşulmaya başlanan tüketici hakları 1970’lerde hız kazanmış ve 1985 tarihli “Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi” ile ciddiyete kavuşmuştur. Tüketici hakları farkındalığının artması ve çevre, sağlık gibi konularda tüketicinin bilinçlenmesi ile birlikte üreticiler toplumun uzun dönemli refahını düşünmeye zorlanmaktadır. Tüketici hakları farkındalığı bilinçli tüketimin oluşmasında önemli unsurlardan birisidir. Bu konuda devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından farklı kanallarla farkındalık yaratma ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Kamu spotu adı altında eğitici faaliyetler yürütülmekte, okullarda ders içeriklerinde yer almakta ancak gelişmiş ülkeler seviyesinde olduğu kadar konu üzerinde yeterince durulmamaktadır.

 TÜKETİCİ HAKLARI
15 Mart 1962 tarihli Amerikan Kongresi’ nde başkan John F. Kennedy tarafından güvenlik, bilgi alma, seçme ve temsil edilme olarak dört temel tüketici hakkının ilan edilmesiyle birlikte, literatürde tüketiciyi koruma gerekliliğinin temelleri atılmıştır (Makanyaze, 2015: 169). ABD’de başlayan tüketici hareketi daha sonra Batı Avrupa’ya sıçramış, bir yandan tüketiciyi korumaya yönelik mevzuat yürürlüğe girerken, diğer taraftan tüketici örgütlenmeleri giderek yoğunlaşmıştır (Baykan, 1996: 17). Avrupa’da tüketiciyi korumanın temellerinin Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun 14 Nisan 1975 tarihinde onaylamış olduğu program ile atıldığı kabul edilmektedir. Bu program ile birlikte tüketicinin sahip olduğu haklar güvenle tüketme, aydınlatılma, bilinçli bir seçim, zararların süratle tazmini ve sesini etkili bir şekilde duyurabilme olarak sıralanmıştır (Göle, 1979: 176). Tüketicilerin korunmasına yönelik evrensel nitelikte kabul görmüş yasal düzenlemelerin en dikkat çekeni 1985 tarihli “Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi”dir. Bu bildirgede yayınlanan sekiz temel tüketici hakkı, ülkemizde 8 Eylül 1995 tarihinde yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Türk tüketicisi için de geçerli hale gelmiştir (www.tudef.org.tr). Bu bildirgede ilan edilen sekiz temel tüketici hakkı şunlardır;
*Temel Gereksinimlerin Giderilme Hakkı
*Güvenlik Hakkı
*Bilgi Edinme Hakkı
*Seçme Hakkı
*Örgütlenme ve Temsil Edilme (Sesini Duyurma) Hakkı
*Tazmin Edilme Hakkı
*Eğitilme Hakkı
*Sağlıklı Bir Çevreye Sahip Olma Hakkı
Türkiye açısından tüketicinin korunmasına yönelik yasal mevzuatın temelini 1982 anayasası oluşturmaktadır (Baykan, 1996: 126). Tüketicinin korunması ile ilgili en önemli gelişme 4077 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanun ile temin edilmiştir. Bu kanun da 06.03.2003 tarihinde kabul edilen, 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Bu alanda yapılan son düzenleme, 07.11. 2013 tarihinde kabul edilen, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile gerçekleşmiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir